G-M9FD6FL93W
Hülya Çoşkun ArslanTÜM YAZILARI

Merhaba Kadın ve Kadim Dostlarım

Yayınlanma Tarihi : Google News
blank

Merhaba Sözmillette Haber Sitesinin Değerli Takipçileri

Bugün sizlerle bu platformda buluşmamı sağlayanlara teşekkürler.

Buradan sizlere zaman zaman klavyemin tuşları aracılığıyla, ağırlıklı olarak toplumuzda çok ta ön planda olması istenmeyen Kadınlarımızın dertlerine, tasalarına, duygularına, mutluluklarına katkı koymak adına görüşlerimi paylaşacağım. Siz değerli hemşehrilerime güzel okumalar dilerim. Sözlerime başlamadan önce kısaca Hülya Coşkun Arslan kimdir deyip özgeçmişimi sizinle paylaşayım.

1964 Şanlıurfa doğumluyum. 8. Çocuklu bir ailenin en küçük kızıyım. İlkokulu Cengiz Topel, Orta ve Liseyi Urfa Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi Bölümünde okudum. Evli ve 3. Çocuk annesiyim. 2009 yılında Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun oldum. Aile şirketimizde yöneticilik kariyerimle  25 yıllık çalışma hayatımdan sonra Emekli oldum. An itibariyle sizlerin huzurundayım.

Kadın kimdir?

Bu başlık oldukça manidar ve ironik. Kadın o kadar çok vasfı yüklenecek güçte ki, tek bir sıfatı yok.

Kadına hiçbir zaman, erkeğe denk bir cinsiyet, bir birey gözüyle bakılamadı. Kadın bazen erkeğin mülkü, bazen oyuncağı, bazen eğlencesi, bazen de zihniyeti olarak görüldü. Kadın, insandır. Erkeğin dengidir. Evrenin çoğalmasındaki en etkili varlıktır.

Kadın, doğası gereği, aslında yeteneklerini kendi bedenini tanıdıkça keşfeder. Kadın sabır ve şefkat kahramanıdır. Yuvası, yavrusu, yurdu, ailesi söz konusu olduğunda gücüne hayret edilebilecek seviyede yüksek bir potansiyeldir.

Kadının en yüce vasfı anne oluşudur ki bu farklılığıyla yaradılışının en önemli özelliğini bedeninde taşır.

Kadınlar, toplumsal ve kültürel kuralların yükünü omuzlarında taşıyan bireylerdir. Ataerkil, yani erkek egemen düzenin hâkim olduğu bu toplumda, kadınlar sıklıkla ev içi rollerle sınırlandırılır ve kamusal alanda varlık göstermek konusunda engellerle karşılaşır.

İşte bu zorluklar onların kimliğini ve mücadele azmini besleyen önemli unsurlar. Bu bağlamda kadın, direnişin ve dayanıklılığın sembolüdür; her türlü baskıya rağmen kendi varlığını ve seblanksini duyurmak için çaba sarf eden bir mücadeleci ruhu temsil eder.

Şanlıurfa’da kadın, sadece bir eş ve anne değil, aynı zamanda ailenin ve geniş topluluğun devamlılığını sağlayan, kültürel değerleri yeni nesillere aktaran bir figürdür. Urfa’nın binlerce yıllık tarihi içerisinde toplumsal düzenin korunmasında ve sürdürülmesinde kritik bir yere sahiptir. Dolayısıyla, kadın kimdir sorusunun cevabı, bir yandan toplumsal kurallara uyum sağlarken, diğer yandan bu kuralların ötesine geçme ve kendi kimliğini inşa etme çabasını da içerir.

Şanlıurfa’da kadınlar, değişimin ve dönüşümün öncüleridir. Geleneksel değerlerin hâkim olduğu bir toplumda, kadınlar kendi hayatlarında ve topluluklarında küçük de olsa değişiklikler yaparak daha eşitlikçi bir yapı oluşturma çabasını sürdürür.

Bu süreçte, dayanışma ve birlikte hareket etme, kadınların en güçlü silahıdır. Kadın kimdir sorusu, bu bağlamda, yalnızca bireysel mücadeleleri değil, aynı zamanda toplu dayanışmayı da ifade eder. Kadınlar, birbirlerine destek olarak, güçlerini birleştirerek, toplumsal dönüşümün itici gücü haline gelir ve böylece hem kendi kimliklerini hem de toplumsal yapıyı yeniden şekillendirir.

Daha Mutlu Yarınlar, daha  mutlu toplumlar için haydi el ele verelim…