G-M9FD6FL93W

Coşkun: Öğretmen atama sürecindeki mülakata yer vermemeli

Yayınlanma Tarihi : Google News
Coşkun: Öğretmen atama sürecindeki mülakata yer vermemeli

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) ve Eğitimciler
Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Şanlıurfa Başkanı İbrahim Coşkun,
Öğretmenlik Meslek Kanunu taslağının TBMM’ye sevk edilmesiyle ilgili açıklamada
bulundu.

Coşkun açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bakanlık tarafından Öğretmenlik Meslek Kanunu taslağının
TBMM genel kuruluna sevkedileceği ifade edilmiştir. Meslek Kanunu,
öğretmenlerimizin haklı ve yerinde beklentilerini karşılayan bir içerikle,
adını hak ederek öğretmenlik mesleğini tanımlayan ve düzenleyen bir muhteveyla
çıkarılmalıdır. Sendika olarak eğitimin paydaşı ve yetkili sendika olmanın gereğini
yerine getirerek olması gereken bir meslek kanunu taslağı örneğini Bakanlığa
sunarak, bu konudaki her türden olumlu ve kabulü mümkün kanuna, değişikliğe
gerekli desteği vereceğimizi ifade ettik.

Öğretmenlerimiz nezdinde adını hak eden bir meslek kanunu;

-Adından öte içeriğinde öğretmenlik mesleğini düzenlemeli,
öğretmenliğin hak, yetki, görev ve sorumluluklarını öğretmen özerkliği ve
öğretme özgürlüğü ekseninde ele almalı,

-Kamu vicdanında karşılığı olmayan, ürettiği sosyal maliyet
telafi edilemeyen, öğretmen adayından çok mağdur üreten, öğretmen atama
sürecindeki mülakata yer vermemeli,

-Kariyer basamakları ilerleme sürecinde, taahhüt edildiği
üzere 5 hizmet yılını tamamlayanlara uzman öğretmen, 10 hizmet yılını
tamamlayanlara başöğretmen olma hakkı tanımalı,

-Eğitimciye yönelen şiddete karşı faili cezalandıran ve
caydıran yaptırımlar ve tedbirler getirmeli,

-Öğretmen iken millî eğitim uzmanı, bakanlık müfettişi, il
millî eğitim müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim
müdürü, araştırmacı, şube müdürü, eğitim müfettişi/müfettiş yardımcısı, ve
eğitim uzmanı kadrolarında bulunanlara uzman öğretmenlik/başöğretmenlik hakkı
tanımalı,

-Sözleşmeli öğretmenliği ortadan kaldırarak öğretmen
istihdamının kadrolu öğretmenler atanması suretiyle gerçekleştirilmesini esas
almalı,

-Sözleşmeli öğretmenlere mazerete ve isteğe bağlı yer
değişikliği hakkı tanımalı,

-Yöneticiliği ikincil görev olmaktan çıkararak eğitim kurumu
yöneticiliğini kadro güvencesine kavuşturmalı,

-Ek ders yükünün öğretmenin aslî görevleri arasında
sayılmasını gözeterek ek ders birim ücretlerinde anlamlı bir artış sağlamalı,

-Kalkınmada öncelikli yörelerde çalışan yönetici ve
öğretmenlere ilave malî haklar getirmeli,

-Özel öğretim kurumlarında çalışan eğitim kurumu
yöneticileri ile öğretmenlere ödenecek net aylık ücret ile ek ders ücretinin,
resmî okullarda görevli dengi yönetici ve öğretmenler için tespit edilen
miktardan az olamayacağını garanti etmeli,

-Terör eylemleri veya terörle mücadele sırasında vefat eden,
yaralanan, engelli hale gelen Bakanlık personeli hakkında görev malüllüğü,
vazife malûllüğü hakkı tanımalı,

-Öğretmenlerin ve Bakanlık çalışanlarının konut/lojman
sorununa çözüm getirmeli.

Eğitim kurumlarında çalışma barışını ve huzurunu bozacak,
öğretmenin moral ve motivasyonunu zedeleyecek öğretmene rotasyonu dayatan;
sözleşmeli ve ücretli öğretmenliği sona erdirmeyen, öğretmen açığı ve atama
bekleyen öğretmen adaylarının sorununa çözüm kapısı aralamayan, öğretmenin
kronik yer değişikliği derdine deva olmayan bir kanun, meslek kanunu adını hak
etmeyecek, toplumsal kabul görmeyecektir. Eğitimcinin ve öğretmenin malî
hakları bütçe gereklerine ve tasarruf tedbirlerine kurban edilmemeli; bu defa
meslek kanunu beklentiyi karşılamalıdır”.