G-M9FD6FL93W
Hülya Çoşkun ArslanTÜM YAZILARI

DÜNYAYA KADIN ELİ DEĞMELİ…

Yayınlanma Tarihi : Google News
DÜNYAYA KADIN ELİ DEĞMELİ…

Siyasete kadının yeri tartışmasında, genel tespit kadının belirleyici bir aktör olmayışını halen kabul etmeyen zihniyetlerin hakim olmasıdır. Bu sorunun çözümü için genellikle kadınların her şeye rağmen, siyasette daha fazla yer alması gerektiğine bağlıdır.

Ne yazık ki kadının siyasette ‘nitelikli yer’ ile ilgili tartışmaları halen tartışma konusudur. Kadının siyasetteki azınlığı aslında, kadının sorunundan çok, bir demokrasi sorunudur.

1 Ocak 2023 itibarıyla ülkelerin %11.3’ünde devlet başkanı, %9.8’inde hükümet başkanı kadın bulunuyor. 10 yıl öncesine göre (%5.3 ve %7.3 oranlar iyi görünse de hala yetersiz olduğu aşikardır.  “Siyasette Kadın 2023” haritasına göre dünya genelinde kadın milletvekillerinin, 2021’deki oranı %25.5’ten %26.5’e yükselirken, 2021’de %20.9 olan parlamentodaki kadın meclis başkanları oranının %22.7’ye ulaştığı görünüyor. Ülkemizde ise 27’nci Dönem parlamentosunda yüzde 17,1 olan kadın temsil oranı, 28’inci dönem’de yüzde 20,1’e yükseldi.

Nüfusun yarısını oluşturan kadınların karar alma sürecinde yeterince bulunmaması her şeyden önce demokrasinin en önemli meselesidir.

Günümüzde her alanda eğitim, meslek secimi, çalışma koşulları iyileştirilse de, siyaset halen kadınlara kapalı bir arena. Bütün bunların temelinde tarih boyunca süregelen erkek egemen bakış açısı var.

Kadınların siyasete katılımının önünde kurumsal engeller de bulunmaktadır. Türkiye’de siyasi kariyer yapmak isteyen kadınlar, ‘lider odaklı siyasi parti’ engeline takılmaktadır, zira siyasi partilerde karar mekanizması hep erkekler tarafından kontrol edilmektedir.

Kadınlar bu alanda varlık gösterebilmek için daha fazla çaba sarf ederek mücadele etmek zorunda kalmaktadır.

Oysaki ülkemizde, Cumhuriyetin kurucusu  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde çağdaş uygarlığa ulaşma amacıyla kadın haklarında çağın çok ötesinde devrim gerçekleştirilmiştir. Günümüzde modern toplumlar diye adlandırdığımız bir çok ülkede, Kadın Haklarının esamesi okunmadığı 1934 yılında kadına verilen seçme ve seçilme hakkı, Türkiye’de birçok tabuyu yıkmış, demokrasiye bir adım daha yaklaştırmıştır.

Elbette kadınlar seçimlerde oy kullanma haklarını kullanmaktadır. Ama ne yazık ki halen kırsal ve az gelişmiş kesimlerde kadın kocasının istediği, onay verdiği parti ya da kişilere oyunu kullanarak özgür iradesine eşi tarafından ipotek konulduğunun farkında bile değildir.

Erkek egemen sistem Siyasette  maalesef kadın oranının yükselmesinde büyük ölçüde engeldir, kadının politikadaki yeri güçleştirilmektedir.

Değişen ve gelişen dünyada insanların cinsiyet eşitliğine verdiği önem giderek artmaktadır. Kadınların hak iddiasında kıyasıya mücadelesi gün geçtikçe toplumlar tarafından benimsenmektedir.

Özetle kadın siyasetçilerin daha fazla artması, kadınların siyasete teşvik edilmesi ve seçimlerde kadın siyasetçilere güvenlerinin artırılması sağlanmalı, siyaset cinsiyete göre değil, yaptıkları işlere, vaatlere, siyasi kariyere, görüşlerine, siyasetçinin eğitim ve kültürel donanımına bakılarak karar verilmelidir.

Haydi kadınlar, Siyasette daha fazla yer alalım. Pozitif ayrımcılık beklemek yerine hakkımız olanı kendimiz alalım.

Dünyaya daha fazla kadın eli değmeli…